17 Ağustos 2010 Salı

Emeklilikte tek seçenek ev değil

Emekli olunca takıya yönelen Nazife Arpacı, 'Nazo örgü tekniği'nin mimarı...

Takı tasarımcısı Nazife Arpacı emekli olduktan sonra takı tasarımıyla tanışmış. Bir arkadaşı sayesinde tanıştığı boncuklardan bir daha kopamamış. Kendisiyle takı merakı ve geliştirdiği Nazo Tekniği üzerine sohbet ettik...

Nazo örgü tekniğini görmek için tıklayın...

Tasarıma ilginiz nasıl başladı?

Yoğun tempolu bir çalışma hayatından emekli olduktan sonra, hayattan da emekli olup bir şey üretememek bana çok zor geldi. Bir süre hiç bir şey yapmamanın o berbat durumunu yaşadım. Tamamen bir boşluktaydım. Daha sonra kendime bir uğraş aramaya başladım. Fakat dediğim gibi çalışma hayatım aşırı tempoluydu ve benim hobi olarak neye ilgi duyduğumu bilmiyordum. Bu işe başlamam tamamen bir tesadüf sonucu oldu. Bir gün önünden geçerken İsmek'e girdim ve kurslardan birine katılmak istediğimi söyledim. Kayıtlar kapanmıştı, sadece gümüş örücülüğü kursunda boş yer varmış. O an kararımı verdim ve kayıt oldum. Orada tanıdığım ve şimdi hala dostluğumun sürdüğü bir arkadaşım beni boncuklarla tanıştırdı. Kendi yaptığı tasarımları gösterdi ve o andan itibaren benim boncuklarla ilişkim başladı. Çünkü arkadaşımın yaptıklarını yapabiliyordum. Farklı şeyler yapmaya başladığımda bu işten daha fazla zevk aldığımı hissettim.

Takıyla ilgilenmeden önce hangi sektördeydiniz? Sizi bu yöne iten şey neydi?

Çalışma hayatında ilaç sektöründeydim. Yaptığım iş satış ve pazarlamaydı. Bahsettiğim gibi beni bu yöne iten, hiç bir şey yapamamanın verdiği o duygunun altında ezilmemekti.

Hobinizin mesleğiniz haline gelmesi nasıl oldu?

Toplumumuzda içlerindeki yaratıcılığın farkında olmadan hiç üretmeden sadece tüketerek yaşamlarını sürdüren o kadar çok kadın var ki. Ben bir şey yapmalı ve bu kitleye ulaşmalıydım. Belli bir kurs süresi sonrası İsmek'in açtığı sınavlarda mektepli tasarımcılar ile yarışarak usta öğreticiliğe hak kazandım. 2007 yılında itibaren bu düşüncemi gerçekleştiriyorum. İstediğim kitleye ulaştım ve eğitim veriyorum.

Nazo tekniği nedir, nasıl geliştirdiniz, kendi cümlelerinizle anlatır mısınız?

2006 yılında İsmek takı tasarım kurslarına devam ederken, hocamız bana bir model getirdi ve onu yapmamı istedi. Tam anlamı ile cümlesi de şuydu: "Buna düz bir şey olmalı ve bunu sen yapabilirsin, böyle bir şey bulabilirsin" cümlesi beni yüreklendirdi. Ben o saatten itibaren bir hafta boyunca nasıl bir teknik ile o modeli yapabilirim diye düşünmeye başladım. Öylesine kendimi kaptırmıştım ki, bir gece yarsı yatağımdan kalktım bu örgüye benzer şeyler çalışmaya başladım. Ama bir türlü istediğim gibi olmuyordu. Bu gece çalışmaları bir hafta devam etti. Kurs gününün gecesi tekrar denedim ve makine işi olarak yapılmış modeli sabah beş civarı çıkardım. O kadar rahatlamıştım ki, bir haftalık uykuyu beş saatte alarak kursa gittim. O gün kursta bayram vardı. Yeni bir teknik ortaya çıkmıştı, hocamız dahil herkes çok beğenmişti. Bu tekniği ben geliştirdiğim için haklı olarak ta ismini Nazo örgü olarak ben koydum. O model boncuklarla Nazo tekniği ile örülerek orijinlinden daha güzel olmuştu. O günden sonra kursta bütün modellere bu tekniği uyguladık. O sene İsmek sergisi bir harikaydı. Şu an tüm İsmek ve halk eğitim merkezlerinde Nazo örgü tekniği kullanılmaktadır. Nazo örgü tekniği ile bir modeli çalışırken istediğimiz her formu içinde hiç bir madde olmaksızın verebiliriz. Bu konuyu video çekiminde detaylı şekilde anlattım. Ayrıca konu hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenler olursa www.nazotasarim.com adresinde Nazo örgü tekniği ile yapmış olduğum takıları görebilirler.

Bir de Mayıs ayında Viyana'da önemli bir etkinliğe katıldınız. Bu nasıl gerçekleşti?

Kasım 2009'da Viyana'da faaliyet gösteren Uluslararası Çağdaş Kadınlar Kültür Derneği Başkanı Sayın Pakize Seren, internet sitemi inceleyip bana ulaştı. Tasarımlarımın farklı olduğunu belirterek, bana Viyana'da defile düzenleyip düzenlemeyeceğimi sordu. Heyecan verici bir teklifti. Mayıs 2010’a kadar yoğun bir çalışma dönemine girdim. 5 - 12 Mayıs 2010 tarihleri arasında sponsorluğunu Viyana 10. ve 23. bölge belediye başkanlıklarının yanı sıra Avusturya'da faaliyet gösteren SPÖ, ÖVP, DIE GRÜNEN üç siyasi partinin üstlendiği organizasyon ile Viyana'da iki defile ve atölye çalışmaları düzenledim. Viyana'daki bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Viyana Büyük Elçisi ve Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosumuz her iki defileye baştan sona katılarak destek verdiler. Bu etkinliğin amacı, bir Türk ev kadını emekli olduktan sonra evde oturmak yerine ne yapabilirdi ve diğer dünya kadınlarına nasıl bir örnek oluşturabilirdi. Tüm tasarımlarımı evde yapıyorum ayrıca bir atölyem yok ve tasarladığım ürünleri konuya ilgi duyan diğer insanlar ile yine kendi kurduğum internet sitem sayesinde paylaşıyordum. Böylece fark edildim, bir Türk kadını olarak İstanbul'daki evimden alındım 423 parça çalışmamla Viyana'da iki defile yapıp geldim.

Hiç ödül aldınız mı?

İsmek'te kursiyerliğim devam ederken 2005 yılında ikincilik ve mansiyon ödülü aldım. 2007 Dünya Mevlana yılı etkinlikleri çerçevesinde Mimar Sinan Üniversitesinin değerli hocalarından yine ikincilik ödülü aldım.

Kimlerle çalışıyorsunuz, seri üretim yapıyor musunuz?

Sadece evimde tasarımlarımı gerçekleştiriyorum ve haftanın iki günü İsmek'te öğrencilerime ders veriyorum. Haftanın bir günüde yine İsmek'in organizasyonu altında şizofreni gönüllüleri derneğinde şizofren hastalara ders veriyorum.

Tasarımlarınızda hangi malzemeleri tercih ediyorsunuz?

Takı tasarlarken hiçbir malzeme kıstasım yok ve kendimi sınırlamıyorum. Yeter ki tasarlayacağım takı kafamda oluşsun.
Öğrenci profilinizi daha çok kimler oluşturuyor?

Genelde ev hanımları ve takı tasarlamaya gönül verenler. Yaş sınırı yok, bugüne kadar en genç öğrencim 16, en yaşlı öğrencim 66 yaşında oldu.

Takılarınızı daha çok kimler satın alıyor?

Her kesimden takıya ilgi duyan herkes alma eğiliminde. Bazıları takmaya kıyamayıp evinin bir köşesinde bir antik eşya gibi özenle sergiliyor; bu da benim çok hoşuma gidiyor.

Kendinizi geliştirmek için eğitim almaya devam ediyor musunuz?

Evet, İsmek'in periyodik olarak tasarımcı ve modacıların katılımı ile verdiği dersler var. Bunun dışında sürekli olarak yaptığım araştırmalar kendimi geliştirmeme yardımcı oluyor.

Başka bir sanatla ilgileniyor musunuz?

Ben bir yeteneksizim resim bile çizemiyorum. Ama sanatın her dalına aşırı bir ilgim var ve her şeyden takılarım için esinleniyorum.

Takıyla ilgilenen ama nereden başlayacağını bilmeyen birine ne tavsiye edersiniz?

Benim gittiğim yolu deneyerek İsmek'in yanı sıra halk eğitim merkezlerine başvurabilirler. Bu sadece takı için değil, kendini geliştirmek isteyen herkes hobisini bu kurs merkezlerinde bulabilir.

Ürünlerinizi nerede satıyorsunuz?

Dediğim gibi herhangi bir ticarethanem ve atölyem yok. Tasarımlarımdan edinmek isteyenler olduğunda bana internet üzerinden ulaşabiliyorlar. Ben bir tasarımcıyım ve tamamen amatör bir ruhla tasarımlarımı gerçekleştiriyorum, böyle de kalmak istiyorum, bir girişimci değilim. Girişimciliğe soyunursam bu amatör ruhu kaybetmekten korkuyorum.

Sergi yapmayı düşünüyor musunuz?

Bireysel sergi yapmak külfetli iş, şu an için düşünmüyorum. Sadece davet edildiğim sergi ve defilelerde tasarımlarımı sergiliyorum. Sergi yerine tasarımları günün yirmi dört saati zaten www.nazotasarim.com internet sitem üzerinden ilgi duyanlar ile paylaşıyorum ve bu paylaşımımı daha da zenginleştirmeyi düşünüyorum.

Elif İnci Doğruer


Bu röportaj Ağustos 2010 tarihinde Garanti emeklilik hobimle mutluyum sitesinde takı tasarım kulübü bölümünde yayınlanmıştır. Röportajı görmek için tıklayınız.