9 Mayıs 2011 Pazartesi

A work which comes via an e-mail - Posta ile gelen bir çalışma

Bugün öğle saatlerinde gelen elektronik posta ekinde duyduğum hisler aynen şu şekildeydi. Hani bir çeyiz sandığı önünüzde açılır, içinden ne çıkacağını hiç bilmezsiniz ve sizi şaşkınlığa uğratacak kotarılmış işler çıkar. İşte bu posta ve ardından gelenler bende aynen bu duyguyu yaşattı. Al el acele birini buraya aktarmak istedim. Bu ilki gerisi de gelecek. Çok temiz çalışmalar çıkmış. Bu çalışmaların sahibi ise Ankara'dan Nazlı DİKMEN. Kendisinden iznini istedim bu takıların fotoğraflarını düzenleyerek yayınlamak için. Sevineceğini söyledi. Ayrıca gönderdiği ilk postayı da yayınlamak için izin istedim. Ama onu tamamı ile değilde, özel olabilecek kısımlarını düzelterek yayınlamak istiyorum. Çok samimi bir postaydı.

"Nazife Hanım merhabalar, sitenize arkadaşlarım aracılığı ile ulaştım, arkadaşlarım bana Nazo derler, google'ye nazo yazınca sizin siteyi bulmuşlar, takıları görünce Nazlı burası sana mı ait diye sordular, bir baktım çalışmalarınızın içinden çıkamıyorum hergün mükemmel çalışmalar yapmışsınız imrenerek bakıyorum, her tekniği öğrenmek isterim, keşke Ankara'da olsaydınız. Ben bir devlet kurumunda memur olacak çalışmaktayım, hobi olarak takılar yapıyorum, genelde hediye amaçlı takılar ama hep en güzelini en gösterişlisini yapmak istiyorum, takmaya gelince pek takmayı sevmiyorum, ama yapmak çok hoşmuma gidiyor, işten gelince gece 12 ye kadar takı yapıyorum, sizin özgeçmişinizi okuduğumda imrendim size, ben de emekli olunca belki böyle olurum diye düşünmedim değil, tabi gözlerden olmazsam, size bir iki yaptığım takılardan göndermek istedim belki beğenirsiniz, bunları yeni öğrendim, arkadaşlarıma anneler günü hediyesi bazıları, umarım vaktinizi almam, fikrinizi almak isterim saygılar."


Sizlerde benimle aynı fikirdesinizdir zannedersem. Bundan sonrasını yorum kısmına Nazlı DİKMEN hanım yazarsa detaylı bilgiyi kendisinden alırsınız.