20 Nisan 2010 Salı

The Galata Tower - Galata kulesi Primary tabs

The Galata Tower

The tower was built as Christea Turris in 1348 during an expansion of the Genoese colony in Constantinople. It was the apex of the fortifications surrounding the Genoese citadel of Galata. The current tower should not be confused with the old Tower of Galata, an original Byzantine tower named Megalos Pyrgos (English: Great Tower) which controlled the northern end of the massive sea chain that closed the entrance to the Golden Horn. That tower was on a different site and was largely destroyed in 1203, during the Fourth Crusade of 1202–1204.

The upper section of the tower with the conical cap was slightly modified in several restorations during the Ottoman period when it was used as an observation tower for spotting fires.

According to the Seyahatname of Ottoman historian and traveller Evliya Çelebi, in circa 1630-1632, Hezarfen Ahmet Çelebi flew as an early aviator using artificial wings for gliding from this tower over the Bosporus to the slopes of Üsküdar on the Anatolian side, nearly six kilometres away. Evliyâ Çelebi also tells of Hezarfen's brother, Lagari Hasan Çelebi, performing the first flight with a rocket in a conical cage filled with gunpowder in 1633.

Starting from 1717 the Ottomans began to use the tower for spotting fires in the city. In 1794, during the reign of Sultan Selim III, the roof of the tower made of lead and wood, and the stairs were severely damaged by a fire. Another fire damaged the building in 1831, upon which a new restoration work took place. In 1875, during a storm, the conic roof on the top of the building was destroyed. The tower remained without this conic roof for the rest of the Ottoman period.

Many years later, in 1965-1967, during the Turkish Republic, the original conical cap was restored. During this final restoration in the 1960s, the wooden interior of the tower was replaced by a concrete structure and it was commercialized and opened to the public.


Source Wikipedia

Galata kulesi

İstanbul'un Galata semtinde bulunan ve şehrin en önemli sembollerinden biri olan 528 yılında inşa edilmiş bir kuledir. Kuleden İstanbul Boğazı, Haliç ve İstanbul, panoramik olarak izlenebilmektedir.
Galata Kulesi dünyanın en eski kulelerinden biri olup, Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 528 yılında Fener Kulesi olarak inşa ettirilmiştir. 1204 yılındaki 4. Haçlı Seferi'nde geniş çapta tahrip edilen kule, daha sonra 1348 yılında "İsa Kulesi" adıyla yığma taşlar kullanılarak Cenevizliler tarafından Galata surlarına ek olarak yeniden yapılmıştır. 1348 yılında yeniden yapıldığında kentin en büyük binası olmuştur.

Kule Türklerin eline geçtikten sonra hemen her yüzyılda tamir ettirilmiş, 1445-1446 yılları arasında yükseltilmiştir. Osmanlı hükümdarı II. Murat ile yakın ilişkiler kuran Cenevizliler padişahın yardımıyla kulenin yanına ikinci bir kule inşa etmişler ve kuleye de II. Murat'ın adını vermişlerdir. 16. yüzyılda Kasımpaşa tersanelerinde çalıştırılan Hıristiyan harp esirlerinin barınağı olarak kullanılmıştır. Sultan III. Murat'ın müsaadesiyle burada müneccim Takiyüddin tarafından bir rasathane kurulmuş, ancak bu rasathane 1579'da kapatılmıştır.

17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hezarfen Ahmet Çelebi, Okmeydanı'nda rüzgarları kollayıp uçuş talimleri yaptıktan sonra, tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takarak 1638 yılında Galata Kulesi'nden Üsküdar-Doğancılar'a uçmuştur. Bu uçuş Avrupa'da ilgi ile karşılanmış, İngiltere'de bu uçuşu gösteren gravürler yapılmıştır.

1717'den itibaren kule yangın gözleme kulesi olarak kullanılmıştır. Yangın, ahalinin duyabilmesi için büyük bir davul çalınarak haber verilmekteydi. III. Selim döneminde çıkan bir yangında kulenin büyük bölümü yanmıştır. Onarılan kule 1831 yılında başka bir yangında yine hasar görmüş ve onarılmıştır. 1875 yılında bir fırtınada külahı devrilmiştir. 1965'te başlanıp 1967'de bitirilen son onarımla da kulenin bugünkü görünümü sağlanmıştır.

Yerden, çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 69,90 metredir. Duvar kalınlığı 3,75 m, iç çapı 8,95 m, dış çapı da 16,45 metredir. Yapılan statik hesaplamalara göre ağırlığı yaklaşık 10.000 ton, kalın gövdesi işlenmemiş moloz taşındandır.

Derinliğinde bulunan çukurların altındaki kanalda birçok kafatası ve kemik bulunmuştur. Orta boşluğun bodrumu zindan olarak kullanılmıştır. Kulenin tarihinde bazı intihar olayları kayıtlara geçmiştir. 1876 tarihinde, bir Avusturyalı, nöbetçilerin dalgınlığından faydalanıp kendini kuleden aşağı atmıştır. 6 Haziran 1973 günü ise ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan'ın 15 yaşındaki oğlu Vedat kuleden atlayarak intihar etmiştir. Oğuzcan bunun üzerine Galata Kulesi adlı şiiri yazmıştır. Bununla beraber Galata Kulesi konulu en uzun şiir 2009 yılında Aydın Meriç tarafından yazılmıştır.


Kaynak Wikipedia