22 Kasım 2009 Pazar

Takı tasarımı üzerine Nazife Arpacı ile söyleşi

İş yaşamının bitiminden sonra, emekli olan ama hayata emekle bağlanan Nazo tasarımın kurucusu Nazife Hanım'la tasarımları, bu işe yönlenmesi, yaşadıkları hakkında bir röporta yaptık. Bu röportajı okuyan siz sevgili emekli ve ev hanımı okurlar umarın bu yazılardan sonra kendilerine mutlaka yakın olan bir hoby bulup, yaşamı hem kendisi, hem sevdikleri için, aynı Nazife Hanım gibi güzelleştirir.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Emekli olduktan sonra nasıl böyle bir karara vardınız. Tasarımcılık ile ilgili olarak bir kurs aldınız mı?

NAZİFE ARPACI : 2003 yılının Ağustos ayında emekli oldum. 20 yıl çok yoğun bir çalışma hayatım olmuştu. Hem yoğun bir çalışma hayatı hem 2 çocuk zamanın nasıl geçtiğini bana hissettirmemişti. Emekli olunca çocuklarımda artık büyümüş olduğundan birden boşlukta kaldığımı hissettim. Bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Tekrar aynı işime döneyim dedim. Başka bir firmada bir iş buldum. Yine aynı tempoda çalışmaya başladım. Bir gün sol göğsümde bir şişlik fark ettim. Kendi kendimi iki ay takip ettim. Büyüdüğünü gördüm. Hemen bir doktora gittim. Biraz daha beklersem kötüye gidebileceğini ve belkide kötü huylu olabileceğini öğrendim. Doktorum derhal bunun alınması gerektiğini söyledi. Sonuçta ameliyat oldum. Kötü huylu değildi. Ama biraz daha geç kalsaydım olabilirdi. Sonuçta doktorum bana çok yoğun ve stresli bir ortamdan uzak kalmam gerektiğini daha zevkli şeyler yapmam gerektiğini hafiften kulağıma fısıldadı. İşimden ayrıldım. Yeteneklerimi aramaya başladım. İşte tam da o sırada İsmek'le tanıştım. Aralık ayıydı. Kurslar başlamıştı. Ama yine de bir şansımı denedim. Tam da bu arada Trabzon işini gösteren bir hoca İsmek'te öğretmenliğe başlamıştı. Kursa yazıldım. İlk Trabzon işi ile işe başladım. 3 ayda bir Trabzon bilekliği ördüm. Ama gördüm ki bu benim işimden de stresli bir işti. Ben gümüşe boncuk katmaya başladım. Boncukla gümüşü birleştirdim. Çok değişik işler çıkmaya başladı. Bende sevmeye başladım. Ama gümüş zamanla karardığı için tel kullanmaya başladım. Sonra bezleri tele, teli boncuğa bağlamaya onlardan yeni yeni takılar yapmaya başladım. Birden ev boncuklarla ve takıyla dolmaya başladı. Bunları satmam gerektiğini düşündüm. www.nazotasarim.com adı altında bir site oluşturdum ve burada hem ürünlerimi sergiliyor hemde beğenip edinmek isteyenler olursa onlara satıyorum. Ayrıca sitemde yine konuya ilgi duyanları elimden geldiğince bilgilendirmeye çalışıyorum. Her geçen gün bir önceki günkü işimi beğenmiyordum. Daha güzel yapabilirim daha güzel olmalı derken bu boncuklara iyice aşık oldum. Doğada gördüğüm her şeyi takıya nasıl çevirebilirim şeklinde düşünmeye başladım. 2004 yılının kışında inanılmaz güzel işler yaptım. Bütün arkadaşlarım şaşırıyordu. Bu arada da sürekli araştırmaya ve yeni teknikler öğrenmeye çalışıyordum. Yaptığım her takı en az bir hafta sürüyor ve bittikten sonra evde bayram yaşanıyordu. Bunları olmayacak kadar ucuza satıyordum. Çünkü insanların benim yaptığım bir takıyı takmaları bana çok büyük zevk veriyordu. Sonra baktım çok değişik teknikler buluyorum, çok pratik işler yapıyorum. Bunu başkalarıyla paylaşmam gerekiyor. Onun için 2005 yılında tekrar İsmek'te kursa gitmeye başladım. Bu arada yapılan takı yarışmalarında ödüller aldım 1200 saati doldurup öğretmen olmak istiyordum. Sonunda da isteğime kavuştum. 1200 saat, yazılı sınav, uygulamalı sınav, sözlü sınav ve mülakat sonucunda öğretmenliğe hak kazandım.

Ayrıca bir tasarım eğitimi almadım. Ama sürekli araştırıyorum. Yerli ve yabancı kaynaklardan tasarımla ilgili yazılar okuyorum. Çalışmalar yapıyorum.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Emekli olan hanımlara ve ev hanımlarına nasıl bir öneride bulunursunuz?

NAZİFE ARPACI : Hanımlarımız emekli olduktan sonra bizim işimiz bitti diyorlar. Aslında emekli olduktan sonra ikinci bir ömür başlıyor bence. Kendini yeniden keşfetmeye başlıyorsunuz. Artık birçok sorumluluğu attığınız için daha rahat oluyorsunuz. Zevk aldığınız konuları araştırıyorsunuz. Emekli hanımlara kendilerini keşfetmelerini öneriyorum. Öyle şeyler görecekler ki kendilerini tanıyamayacaklar. "Ben de neler varmış" diyecekler. Önce kendileri öğrenecek sonra çocuklarına ve çevresindekileri örnek olacaklar. Hele ev hanımları daha genç yaşta evde kapanmaya ve ömürlerinin büyük bir bölümünü televizyon denen kutunun karşısında geçiriyorlar. Zamanlarını öldürüyorlar. bilmezler ki kim bilir ne yetenekleri var neler yapabilirler. Belediyelerin ücretsiz kurslarına gidebilirler. Halk eğitimlere gidebilirler. Hemen hemen her ilde bu tür eğitim yerleri mevcut. Bazen evinin altında kurs olan ev hanımları bunun farkında bile olmayabiliyorlar. Bu da bana çok acı veriyor. Hayat çok kısa bence bir şeyler yaparak hayattan zevk almaya çalışmalıyız.

TÜRKİYE İNTERNETTE :Tasarımların tamamı size mi ait?

NAZİFE ARPACI : Tasarımların %90'ını bana ait. %10'u ise çok beğendiğim sitelerden etkilenerek yaptığım tasarımlar.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Kendi başınıza mı çalışıyorsunuz?

NAZİFE ARPACI : Modelleri kendi başıma çıkartıyorum. Ama çalışırken 5-6 arkadaşımla beraber çalışıyoruz.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Son sergileriniz hakkında bilgi verir misiniz?

NAZİFE ARPACI : Haziran ayında Feshane'de İsmek sergisi yapıldı. Benim takılarım da vardı. Yine Haziran ayında Kağıthane'de Belediye Kültür Merkezinde sergimiz oldu.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Tasarımcılığın yaşamınızdaki yeri nedir?

NAZİFE ARPACI : Benim için takı artık hayatımda ayrılmaz bir bütün. Öyle ki rüyamda tasarımlar yapıp sabah onu hayata geçirecek kadar önemli. Amacım "Nazo örgü" yü bulduğum gibi yeni teknikler bulup bunu takı seven herkes ile paylaşmak. "Nazo örgü" İsmek'te öğrenci iken bulduğum bir örgü tekniğidir. Bu sene bütün İsmek öğretmenleri bu örgüyü çalışarak müthiş takılar yaptılar. Sayın Erol Albayrak'ın defilesinde tamamen bu örgü ile çok güzel takılar yaptılar ve çok büyük beğeni aldılar. Bu da bana çok gurur veriyor. İnanılmaz bir duygu. Binlerce insan sizin bulduğunuz bir örgü tekniğini kullanarak takılar yapıyor. Nasıl güzel bir duygu anlatamam sizlere. Her ne kadar ismini değiştirmeye çalışsalar da benim örgüm. "NAZO ÖRGÜ" . Şimdi sırada NAZO KUBBE var.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Yeteneği olup da bu işi yapmak isteyenlere nasıl önerilerde bulunursunuz?

NAZİFE ARPACI : Çok azimli olacaklar. Bıkmayacaklar. yaptıklarını paraya çevirecekler. Sürekli yenilik peşinde olacaklar. Bu işin sonunun olmadığını bilecekler. Hiçbir zaman ben her şeyi biliyorum demeyecekler. Her zaman kendilerinden daha güzelini yapabilen insanların olabileceğini unutmayacaklar. Gördükleri her şeyden bir tasarım çıkarmaya çalışacaklar ve onu hayata geçirecekler.

TÜRKİYE İNTERNETTE : Paylaşımınız için teşekkür ederim.

TİN


Kaynak 7 Temmuz 2009 tarihinde Türkiye İnternet'te sitesinde yapılan söyleşim.


Daha önce yapılan yorumlar.


Nazife Hocam Sizinle Gurur Duyuyorum.

İşte arkadaşlar,sizlere çok güzel bir örnek kişi profili. Yılmadan, sabırla, azimle ve herşeyden önemlisi büyük bir aşkla, severek yapılan her işte başarıyı yakalamak....

Nazife Hocam, sizinle iyiki tanıştım.Asla Etsy de satış yapmayı hayal edemeyen ben,bu siteye girdikten sonra dünyanın en uzak köşelerine satış yapmaya başladım.Kişiliğiniz ve çalışma azminiz bana her zaman;'' İşte çalışkan Türk kadını budur'' dedirtti.

Örnek ve güzel insan, Nazife Arpacı sizi çok seviyorum.

Gülden TAKI 07 Nisan 2013 Salı 10:09

Tekli ağ örgü bileklik
Daha fazlası için YouTube.com/NazoDesign