20 Nisan 2010 Salı

Golden Horn - Altın boynuz

Golden Horn

The Golden Horn (Keras) forms a deep natural harbor for the peninsula it encloses together with the Sea of Marmara. The Byzantine Empire had its naval headquarters there, and walls were built along the shoreline to protect the city of Constantinople from naval attacks. At the entrance to the Horn, there was a large chain pulled across from Constantinople to the old Tower of Galata (which was known as the Megàlos Pyrgos, Great Tower, in Greek among the Byzantines) on the northern side, preventing unwanted ships from entering. This tower was largely destroyed by the Latin Crusaders during the Fourth Crusade (1204), but the Genoese built a new tower nearby, the famous Galata Tower (1348) which they called Christea Turris (Tower of Christ).

There were three notable times when the chain across the Horn was either broken or circumvented. In the 10th century the Kievan Rus' dragged their longships out of the Bosporus, around Galata, and relaunched them in the Horn; the Byzantines defeated them with Greek fire. In 1204, during the Fourth Crusade, Venetian ships were able to break the chain with a ram. In 1453, Ottoman Sultan Mehmed II, having failed in his attempt to break the chain with brute force, instead used the same tactic as the Rus', towing his ships across Galata into the estuary over greased logs.

After the Capture of Constantinople in 1453 by Mehmed the Conqueror, Greeks (Greek Orthodox Church), Jews, Italian merchants, and other non-Muslims began to live along the Horn in the Phanar (Fener) and Balat districts. Today the Golden Horn is settled on both sides, and there are parks along each shore. The Istanbul Chamber of Commerce is also located along the shore, as are Muslim, Jewish and Christian cemeteries. The Galata Bridge connects the districts of Galata and Eminönü. Until the 1980s the Horn was polluted with industrial waste, but it has since been cleaned up. Today its history and beauty make it a popular tourist attraction in Istanbul.


Source Wikipedia

Altın boynuz

Bizans döneminde kolonileşme de burada başlamıştır. Aynı zamanda Bizans İmparatorluğu'nun denizcilik merkeziydi. Sahil boyunca uzanan duvarlar, şehri bir deniz filosu atağından korumak için inşa edilmiştir. Haliç'in girişinde istenmeyen gemilerin girişini engellemek için, şehirden karşıya eski Galata kulesi'nin kuzeydoğu ucuna uzanan geniş bir zincir vardı. Bu kule Latin haçlılarınca 4. Haçlı seferinde 1204 yılında geniş bir şekilde tahrip edildi. Fakat Ceneviz'liler yanına yeni bir kule inşa ettiler. Bu kule meşhur Galata Kulesi 1348 Christea Turris (Tower of Christ:İsa'nın Kulesi) diye adlandırılır.

Haliç'i karşıdan karşıya kapayan zinciri kırabilecek veya hile ile galip gelebilecek dikkate değer üç zaman vardı. Onuncu yüzyılda Viking'ler uzun gemilerini boğaz dışına, Galata etrafına sürüklediler ve onları kızaktan tekrar Haliç'in içine indirdiler. Bizans'lılar onları Yunan ateşi ile yendiler. 1204 de 4.Haçlı seferinde, Venedik gemileri zinciri koç ile kırabilecekti. 1453 de Osmanlı Sultanı II. Mehmed'in gemilerini yağlanmış kütükler üzerinde Galata içlerinden karşı yana geçerek Haliç'e indirmesi.

Şehrin, Fatih Sultan Mehmed'e tesliminden sonra; Yunanlılar, Yunan Ortadoks Klisesi, Gürcüler, Yahudiler, İtalyan tüccarları ve diğer gayri müslimler Haliç boyunca fener ve Balat bölgesinde yaşamaya başladılar. Bu gün altın Boynuz her iki yakada yer alır. Sahil boylarınca parklar vardır. Güzelliği ve tarihinden dolayı turistlerin ilgisini çekmektedir.

Haliç Osmanlı döneminde yoğun Yahudi,Rum, Ermeni,,Bektaşi nüfusun yaşadığı bir bölge idi. Osmanlı dönemninin münevverlerinin takip ettiği Karyağdıbaba, Karaağaç ve Sütlüce,Giresunlu Tekkesi bu bölgede bulunmaktadır. Günümüzde Galata köprüsü; Galata ve Eminönü'yü Haliç üzerinden birleştirir. Haliç üzerinde diğer iki köprü de Atatürk Köprüsü ve Haliç Köprüsüdür.

1980'li yıllara kadar; endüstriyel atıkların döküldüğü bir yer olan Haliç, dönemin Belediye Başkanı Bedrettin Dalan "Haliç'i gözlerim gibi mavi yapacağım" vaadiyle döneminde temizlenilmeye başlanmış; 2000li yıllarda temiz bir hale getirilmiştir.


Kaynak Wikipedia