16 Ekim 2012 Salı

Boncuklarla Terapi

Ben Nurten UYANIK. Altmış dört yaşındayım. İstanbul'da doğup büyüdüm. Biri kız,ikisi erkek 3 çocuk annesiyim.. Otuz dört yaşında eşimi kaybettikten sonra çok büyük bunalıma girdim. Oyalanmak için bozuk yün çilelerini açmak artık beni memnun etmediği için Akşam Kız Sanat Okulunun çiçek bölümüne başladım. Her şey iyi gidiyordu fakat bir süre sonra maddi açıdan da çocuklarıma bakmam gerekiyordu. Bir evden başka bir şey kalmamıştı. Mesleğim terzilik olduğu için bir müddet evde dikiş diktim sonra tekstilde işe başladım, oradan emekli oldum.

Bu arada kızımla oğlumu evlendirdim. Küçük oğlumla yalnız kaldık ve tekrar boşluğa düştüm. Hep eskileri düşünüp ağlamaktan yoruldum. Kızımın ısrarıyla İsmek'e yazıldım ve orada Nazo yani Nazife ARPACI ile tanıştım. İyiki Rabbim karşıma onu çıkardı. Beraber kursumuza giderken abla-kardeş olduk. Nazife ' yi, arkadaşlarımla hocamız gibi görüyorduk. Sınava girip düşündüğümüz gibi hocamız oldu ve o gün bugündür beraberiz.

Boncuklarla benim hayatım değişti, hiçbir şeyi düşünmez oldum ve boncuklarım benim terapim oldu. Gece bile kalkıp takı yapıyorum . Mutluyum hem de çok bu arada geçen sene de küçük oğlumu evlendirdim şimdi gelinim ve oğlumla oturuyorum. Kızımdan 2, ortanca oğlumdan 2 torunum var. Ben mutlu olmayım da kim olsun. Şimdi ise mutluluğuma bir heyecan daha katıldı o da Pınar'ımın Projesi "Emek Pınarı". Çok heyecanlıyım. Bizlere bu heyecanı duymaya olanak verdiği için projedeki bütün arkadaşlarımın namına (hani onlar içinde konuşuyorum ama onlarda çok heyecanlı) iyi ki varsın PINAR'IM. Seninle bir Türk evladı olarak gurur duyuyorum. İnşallah yüzümüzün akıyla bu projeden çıkacağız...

Projeye katılan tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum.

SEVGİLERLE

Nurten UYANIK


Daha önce yapılan yorumlar


Benim canım arkadaşım. Bu

Benim canım arkadaşım. Bu yola girdiğim ilk andan itibaren benim yanımda olan arkadaşlarımdan bir tanesi. Az kahrımı çekmemiştir. Az takısı kesilmemiştir gözlerinin önünde. Ama bir gün bile neden bu takıyı kesiyorsun dememiştir. Aksine her zaman daha iyisini yapmaya çalışmış ve de yapmıştır. Öyle ki bazen onun takılarına baktığımda ben mi yaptım o mu yaptı anlayamam. Çok titiz çalışır. Hiçbir şeyini benden esirgemez.

Hele ki ilk ödül aldığım zaman beni sahneye çağırırlarken gözlerindeki o sevinç gözyaşlarını hiç unutamam. Aynı yarışmada bir de mansiyon ödülüm olunca bu sefer iyice döktürdüğü günü bel ki o bile hatırlamaz. Ama ben asla unutmadım.

Nazo örgüyü uzun bir çalışma döneminden sonra bulupta sınıfa getirdiğimde gözleri pırıl pırıl parlamış ve bütün arkadaşlarımla beraber büyük bir sevince boğulmuştu. O gün bana "Sen mutlaka öğretmen olmalısın" deyip arkamdan itmeye başlamıştı beni. Ben sizler bana yetersiniz dedikçe Nurten başta olmak üzere diğer arkadaşlarımın tümü beni öğretmem olmak konusunda sürekli desteklemiştir. Hele bu nazo örgü tekniği ile yapılan takılar feshanede ilk defa sergilenince ve oradan müthiş güzel övgüler alınca Nurtenimin söylediği şu sözleri hiç unutamamışımdır "Arkadaşım sen bu örgü ile meşhur olacaksın bütün dünya bu örgüyü tanıyacak ve seni herkes taklit edecek. Sen çok güzel birşey buldun. " evet Nurtenim, dediklerin çıktı, ben bu örgü ile meşhur oldum. İyi veya kötü meşhur oldum. Ama senin ne yaptıklarını, ne dediklerini, ne dostluğunu ne sevgini asla unutmadım. Unutmayacağımda. Allahıma şükürler olsun ki İsmek sayesinde senin gibi bir dost kazandım. Hani vardır ya korkmadan arkanı dönebileceğin çok az insan vardır bu hayatta. Arkadaşlar benim onlardan başta Nurten Uyanık'ğım, Selma Harman'ım, Zeynep Akı'm, Sevim Karayel'im..... ve onlar kadar değerli birçok arkadaşım var. Allah herkese özü sözü bir dürüst dostlar nasip etsin.

Şunu da söylemeden geçemeyeceğim, hergün sesimi duymadan yapamayan en az haftanın birgünü bana gelip yatıya kalan yemeklerimi yapan, can dostum Nurten'im okulum açıldığı andan itibaren beni aramaya çekinir. Okulumu bitirmemi benden daha çok ister. Hafiften bir telefonumu çaldırır ve halimi hatırımı sorup "hadi dersini çalış" deyip kapatır telefonunu.

Bizler artık bir arkadaştan daha ileriyiz. Benim birçok yaptığım işlerde bana karşı olsa da hep yanımda olmuştur. Karşı olmasının sebebi de kesinlikle sonunda ben üzüleceğimden dolayıdır. İnsanların yaptıkları hainliklerden dolayıdır. Ama ben çoğu kere onu bile karşıma alıp bildiğim yolda ilerlemişimdir, İlerleyeceğimde. Böylece daha yeni dostluklar kurarak aslımı insanlara göstereceğim. Zaten haset ve fesatlar hep vardı ve hep var olacaklardır. Bizi tanımadan bizim hakkımızda konuşanlar hep olacaktır. Ama benim için önemli değil, önemli olan o kişilerin beni tanıma fırsatı bulmalarını yaratmaktır.

Her zaman söylüyorum, kimse kimse için tanımadığı bir insanın arkasından kulaktan dolma sözlerle asla hareket etmemelidir.

Nurten'im, senin o kadar güzel yüreğin var ki Allah sana da ona göre evlatlar, torunlar ve gelinler nasip etmiş. Sen hep sağlıklı kal. Hep yanımda kal. Hep mutlu ol. Benimle ol. Bizimle ol. Dükkanında hayırlı olsun. Bol satışların olsun. Seni çok seviyorum.

Nazife ARPACI 17 Ekim 2012 Çarşamba 01:28

Çok guygulu

Canım Nazife hocam, uzun zamandır takip edemediğim Emek Pınarı projesini okumak için açtığım sayfada Nurten hn ve sizin yazılarınızı okuyunca inanılmaz duygulandım beni aldınız götürdünüz, sizleri tanıdığım için çok ama çok şanslı olduğumu bir kez daha anladım. Nurten hn gerçekden örnek alınacak bir anne, azminize ve başarınıza hayran kaldım, satırlarınızı okuduğumda mutluluğun ne olduğunu o kadar güzel tarif etmişsiniz ki ve siz bu mutluluğu gerçekten haketmişsiniz emeğinizin karşılığı kocaaa bir mutluluk olmuş. Umarım bizlerde bir gün umutsuzluğa düşer isek sizler kadar güçlü olmayı başarırız, Sn Nurten hn ve Sn Nazife hocam saygılarımla ellerinizden öpüyorum, en kısa zaman da Emek Pınarı projesini yakalayacağım birazcık geciktim ama kapatacağim açığımı sevgilerimle

Moonsten Jewelry 17 Ekim 2012 Çarşamba 07:16

arka-taş, sırtını yasladığın kuvvetli taş, olmuş arkadaş

hocam, hani edebiyatınız iyi değil di. nurten hanımla birlikte fotoroman tadında bir yazı yazmışınız. gözlerimiz yaşlandı. duygulandık. Allah dostluklarınızı eksiltmesin, çoğaltsın..

Serpil Gül PAÇAL 17 Ekim 2012 Çarşamba 12:20

Dostluk

Günümüzde böyle dostlukların var olması ne kadar güzel. İnsan duydukça mutlu oluyor.

Manolya SUCUKÇU 18 Ekim Perşembe 20:33

HOCAMA TEŞEKKÜRLER

Beni de hayatının bir parçası gibi gördüğün için çok mutlu oldum ve ZEYNEP ABLAMA da çok teşekkür ediyorum BENİ SİZİN GİBİ DEĞERLİ İNSANLARLA TANIŞTIRDIĞI İÇİN ...

Sevim KARAYEL 19 Ekim Cuma 18:01

NURTEN ABLAMA

Senin yazını okudum ve çok duygulandım NURTEN ABLACIM İYİ Kİ VARSIN ...

Sevim KARAYEL 19 Ekim 2012 Cuma 18:06